Sayı : 123
1 / 2019

KORONER ARTER HASTALIĞINDA YAŞAM KALİTESİ VE HEMŞİRENİN ROLÜ


Koroner arter hastalıkları gurubunda anjina pektoris ve miyokart infarktusu (MI) yer almaktadır. Her iki hastalıkta da temel neden aterosklerozdur. Damar lümeninin aterom plağıyla daralması ya da tıkanmasıyla kan akışı engellenir ve hastalık belirtileri ortaya çıkar. Yaşın ilerlemesiyle koroner arter hastalıklarının görülme oranı da artmaktadır. Koroner arter hastalıklarının göğüs ağrısı, nefes darlığı, bacaklarda ödem, kan kolestrol düzeyinde değişiklik gibi çok ciddi belirtileri vardır. Bu belirti ve bulguların farkında olmak ve yaşam biçimini değiştirerek risk faktörlerinin azaltılması hastalığın görülme sıklığını ve ölüm oranını düşürmektedir.

MI’dan sonra bireyler aşırı derecede stresli bir döneme girerek anksiyete, yorgunluk, irritablite, konsantrasyon azlığı ve uykusuzluk sorunları yaşamaktadır. Kişisel kontrol kaybı, kendi bakım aktivitelerini yerine getirmede yetersizlik, ölüm korkusu yaşama bireylerin yaşam kalitesini azaltmaktadır.

KAH’ a sahip olan bireyler MI geçirdikten sonra eski yaşamlarına geri dönmeleri beklenen 4-8 haftalık dönemde, eski yaşantılarına geri dönmekte güçlük çekmekte, işini kaybetme, boşanma ve iş değiştirme gibi sosyal travmalarla karşılaşmaktadır. MI sonrası yaşam hem hasta hem de ailesi için oldukça yüksek düzeyde stres içermektedir. Kronik bir hastalığın olması hasta ve ailesinin yaşantısında önemli bir değişikliğe neden olmaktadır. KAH tedavi, bakım ve hastalığa yönelik eğitim ve kardiyak rehabilitasyon programları ile kontrol altına alınabilmektedir. Rehabilitasyon programlarının temel amacı hastanın yasam kalitesinin arttırılmasıdır.

Kalp ve damar hastalıklarının büyük bir kısmı tütün kullanımı, sağlıksız diyet, yetersiz fiziksel aktivite ve alkol kullanımı gibi davranışsal risk faktörlerinin azaltılmasıyla engellenebilir. Sağlıksız alışkanlıklar; yüksek kan basıncı (hipertansiyon), fazla kilo veya obezite, yüksek kan şekeri (diyabet) ve kan lipidlerinde yükselme (dislipidemi) gibi metabolik ve fizyolojik değişikliklere yol açar. Risk faktörleri neden oldukları ateroskleroz ile koroner damarlarda hasara yol açarlar. Süreç uzun yıllar içinde gelişir; çocukluk çağında başlayıp orta yaşta kalp krizi ile ortaya çıkabilir.

Koroner Arter Hastalıklarında Risk Faktörlerinin Değerlendirilmesi

KAH, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de erişkinlerde basta gelen mortalite ve morbilite nedenidir. KAH’ dan korunmada bireylerdeki risk faktörlerinin her biri göz önüne alınmalıdır. Bireylerde birden fazla risk faktörü varsa, risk faktörleri birbirine carpımsal etki yapar. Yani risk faktorlerinin zararlı etkisi giderek artar. KAH’ da risk faktorleri kontrol edilebilir ve kontrol edilemeyen risk faktörleri olarak 2 gruba ayrılır.

Risk faktörleri ne kadar fazla ise hastalık riski de o kadar yüksektir. Risk faktörleri konusunda bireylerin bilgili olmaları, yaşam biçimlerini ve davranışlarını değiştirerek kadiyovasküler hastalıklara yakalanma riskini azaltmaktadır.

Koroner Arter Hastalıklarında Kardiyak Rehabilitasyon

KAH’a yönelik danışmanlık ve kardiyak rehabilitasyon programları içerisinde uygulanan hemşirelik girişimleri ile hastaların etkin başa çıkma davranışları desteklenmekte, kişilerarası ilişkileri geliştirilmekte, emosyonel-fiziki semptom deneyimi azaltılmakta, fizyolojik-psikolojik-sosyal uyumsuzlukları düzenlenmekte ve yaşam kaliteleri arttırılmaktadır.

KAH’ ın hemşirelik yönetiminde hasta eğitiminin doğru içerikle ve bireyin anlayacağı bir dille yapılması hem toplumun sağlığının korunmasını ve geliştirilmesini hem de hastaların yaşam kalitesini arttırmaktadır. Risk faktörlerini azaltmaya yönelik uygulanacak kardiyak rehabilitasyon programları içinde hemşire; sağlık eğitiminde sürekli ve aktif rol üstlenir. Kardiyolog, psikolog, fizyoterapist, diyetisyen, sosyal hizmet uzmanı gibi elamanların yer aldığı kardiyak rehabilitasyon ekibi içinde hemşire, interdisipliner ekip yönetimi ile eğitimi planlar, uygular ve değerlendirir.

Sağlık ekibi içerisinde yer alan hemşirelerin, KAH’ a yönelik uygun diyet, düzenli egzersiz, düzenli ilaç kullanımı, sigaranın bırakılması, kilo azaltılması gibi konularda eğitim programları düzenlemesi, KAH’a sahip bireylerin hastalığa uyumunu kolaylaştırmakta ve yaşam kalitelerini arttırmaktadır.

İkincil korumayı incelediğimizde kardiyak rehabilitasyonun önemi ortaya çıkmaktadır. Kardiyak rehabilitasyon kardiyovasküler hastalığı olan hastaların fiziksel, sosyal gibi yaşam şartlarının kalitesini en yüksek seviyeyi çıkarmayı amaçlayan uzun bir süreçtir. DSÖ'nün tanımına göre kardiyak rehabilitasyon ''Kalp hastalarına, toplumda mümkün olduğunca normal bir konumu yeniden kazandıracak ve aktif bir yaşam sürmek için olabilen en iyi fiziksel, mental ve sosyal koşulları sağlayacak olan aktivitelerin toplamı'' olarak tanımlanmıştır.

Kardiyak rehabilitasyon ilk başlarda sadece koroner arter hastalarını kapsarken günümüzde hem hastaları hem de hasta yakınlarının eğitimini kapsamaktadır. Kardiyak rehabilitasyon 80 yıl öncesinde ortaya çıkmaya başlamıştır. 1930 yılında kalp hastalığı geçiren hastaların mutlaka 6 hafta yatak istirahatinde olması önerilmiş, 1970 yılında ülkemizde kardiyak rehabilitasyonun önemi ve kavramı anlaşılmaya başlamış ve 2000 yılında ise toplum temelli uygulamalar başlamıştır.

Kardiyak Rehabilitasyon Fazları:

Kardiyak rehabilitasyon programları dört fazda incelenir. Bu fazlar;

FAZ 1: Hastane yatış süresinde uygulanan programlardır. Hastalara kontrollü egzersiz yaptırılarak egzersiz boyutu belirlenir. Burada amaç hastanın en iyi şekilde değerlendirilmesi, mobilizasyonun sağlanması ve eğitiminin verilmesidir. Hastanın durumuna göre 1-2 haftalık süreci kapsar. Bireye hastalığı hakkında bilgi vermek, davranışlarında belirgin bir değişim ile birlikte anksiyetesinin de azaltılmasında etkili olacaktır. Eğitim konuları ana hatlarıyla; kalbin anatomi ve fizyolojisi, uygulanan girişimler, kardiyovasküler risk faktörlerine yönelik yaşam şekli değişiklikleri vb.dir.

FAZ 2: Bu program taburculuk sonrasında erken dönemi kapsar. Bu dönemde doktor kontrolü altında kişiye egzersiz yaptırılır ve aynı zamanda hastanın hemodinamik parametreleri takip edilir. Burada ki amaç ise bireyin sonraki egzersiz düzeyini belirlemektir. Ortalama 3 aylık süreci kapsar. Bu dönemde, fiziksel aktivite süresi giderek artırılır, hastalar kendi bakım aktivitelerini, hafif düzeyde ev işlerini yapabilirler.

FAZ 3: Bu programda birey artık sosyal yaşamına dönmeye başlar. Birey kendi parametrelerini kontrol ederek egzersiz yapar. Ortalama 3-9 aylık süreci kapsar. Cinsel aktivite, araba kullanma, işe başlama ve egzersiz taburculuk öncesi hastanın bilgilendirilmesi gereken günlük aktivitelerdir.

FAZ 4: Bu program ömür boyu sürer. Egzersizle birlikte diğer davranış değişiklikleri de devam eder. Aralıklı kontrolleri sağlanır.

Bu programlarla birlikte mutlaka beslenme değişikliği, hasta ve hasta yakını eğitimi, psikolojik destek programları da uygulanmalıdır. Kardiyak rehabilitasyon bu programlar ile multidisipliner yaklaşım olarak devam eder.

2005 yılında yapılan meta-analizde 2195 hasta taranmış ve kardiyak rehabilitasyon ile miyokart infaktı oranının %17 azaldığı saptanmıştır.

Kardiyak Rehabilitasyonda Hemşirenin Rolleri:

Kardiyak rehabilitasyonun etkili olabilmesi için hasta ve hasta yakınlarının eğitimi çok önemlidir. Bu önemli görev ise hemşirelere düşmektedir. Verilen eğitimde amaç ise hasta ve hasta yakınlarının tutum ve davranışlarının istenilen şekilde değiştirilmesidir. Bu programdaki hemşirelerin hasta ve hasta yakınlarını iyi tanımalı, gerçekçi hedefler koyarak eğitimini planlamalıdır. Eğitimi planlarken de hastanın sosyo-ekonomik durumunu öğrenme isteğini, düşüncelerini göz önünde bulundurmalıdır. Bu rehabilitasyon eğitimi sadece hastane yatış süresinde değil, taburculuk sonrasında da devam etmelidir. Hemşire hasta ve hasta yakınlarına verdiği eğitimi değerlendirmeli ve sonuçlarını programda yer alan ekip ile paylaşmalıdır. Böylelikle de süreçte bütünlük sağlanmış olacaktır.

KAYNAKLAR

1. Türk Kardiyoloji Derneği (TKD). Avrupa Klinik Uygulamada Kardiyovasküler Hastalıklardan Korunma Kılavuzu 2012

2. Şencan I, Keskin Kılıç B, Ekinci B, Öztemel A, Sarıoğlu G, Çobanoğlu N, Bolay Yavaşoğlu G ve ark. Türkiye Kalp ve Damar Hastalıkları Önleme ve Kontrol Programı Eylem Planı (2015-2020). T.C. Türkiye halk Sağlığı Kurumu, T.C. Sağlık Bakanlığı Yayın No:988; Ankara: Anıl Reklam Matbaa Ltd. Şti. Sağlık Bakanlığı, 2015;1-63.

3. Dilek F. Koroner arter hastalıklarında yaşam kalitesinin değerlendirilmesi. Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Hemşirelik Anabilim Dalı İç Hastalıkları Hemşireliği Yüksek Lisans Tezi.Edirne.2008

4. Dural G, Çıtlık Sarıtaş S. Akut koroner sendromlu hastalarda yaşam kalitesi ve yaşam kalitesini etkileyen faktörler. TKD Kardiyovasküler Hemşirelik Dergisi-Journal of Cardiovascular Nursing 2017;8(17):131-141

5. Savaşan A, Ayten M, Ergene O. Koroner Arter Hastalarında Sağlıklı Yaşam, Umutsuzluk.Psikiyatri Hemşireliği Dergisi- Journal of Psychiatric Nursing 2013;4(1):1-6

6. Eski S. Miyokard Enfarktüsü Geçiren Bireylerin Yasam Kalitesinin Belirlenmesi. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü İç Hastalıkları Hemşireliği Yüksek Lisans Tezi. Ankara 1999.

7. Erdem N, Ergüney S. Koroner arter hastalarında yaşam kalitesinin ve yaşam kalitesini etkileyen faktörlerin incelenmesi. Atatürk Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi 2005;8(3):1-9.

8. http://dergipark.gov.tr/download/article-file/29277 Erişim Tarihi:13.12.2018

9. 8.http://www.tkdcd.org/public/uploads/files/pdf/saglikli_yasam/koroner_arter_hastaliklari.pdf Erişim Tarihi:15.12.2018

10. Elitağ N. Acıbadem Hastanesi Kardiyak Rehabilitasyon Hemşireliği Deneyim Sonuçları 1-12

11. Kaplan Ş. Kardiyak rehabilitasyon, Spor Hekimliği Dergisi, 2014;(49):53-61

12. Uysal H. Kardiyak rehabilitasyon ve hemşirenin sorumlulukları, Türk Kardiyoloji Derneği Kardiyovasküler Hemşirelik Dergisi,2012;1-11

13. http://heartfitclinic.com/wp-content/uploads/2010/11/best-heart-disease-treatment.jpg Erişim tarihi: 23.12.2018

14. https://doktorun.net/wp-content/uploads/2018/06/AKUT-M%C4%B0YOKARD- %C4%B0NFARKT%C3%9CS%C3%9C.jpg Erişim Tarihi: 19.12.2018

Hazırlayan: Günay GÜLDEN

Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi

Koroner Yoğun Bakım Sorumlu Hemşiresi

Hazırlama Tarih:19.12.2018

Hazırlayan: Gülbahar TÜRKMEN

Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi

Koroner Yoğun Bakım Ünitesi Hemşiresi

Hazırlama Tarihi:19.12.2018