Sayı : 127
7 / 2019

Umutsuzluğun İçinde Umut



Araç dışı trafik kazası sonucu dış kurumda tedavisi başlayan 16 yaşındaki hastamız tedavisinin devamı için aile istemi ile kurumumuza başvurdu. Gelişiyle çekilen MR ve grafi sonucunda sağ Radius fraktürü, pubis fraktürü, lomber fraktürü ve sol ayak bileği fraktürü olduğu gözlemlendi ve poliklinikten kata yatışı yapıldı.
İlk değerlendirmesini almak benim için çok zor olmuştu. Korku, ümitsizlik, hüzün gözlerinden belli oluyordu. O daha 16 yaşındaydı ve üniversite hayalleri kuruyordu. Odadan çıktığımda bana ‘yürüyebilecek miyim?’ diye sordu ve ekledi, ‘yürümek istiyorum’…
Yatışının 3. Gününde tüm hazırlıklar yapıldı ve operasyon planlandı. Ameliyathaneye indirdim, benim için dua edin dedi ve daha fazla bir şey söyleyemedi. Gözlerinden akan iki damla yaş tüm sözlere bedeldi.
Operasyon sonrası 24 saat genel yoğun bakım ünitesinde kalmış, kata 24. Saatin sonunda transfer edildi. Kata geldiğinde sürekli ağlıyordu artık yürüyemeyeceğini düşünüyordu, yemek yemiyor tedavilerini istemiyordu. Onun için ne yapabilirim? diye düşünüyordum. Gününün boş kalan zamanlarında yanına uğrayıp onu cesaretlendiriyordum. Duygularını ifade etmesini sağlıyordum.
Vee… Ameliyatının 3. gününde hekimler ile birlikte büyük bir heyecanla ilk kez yatak kenarında oturttuk. Gözleri ilk kez gülümsüyordu. Artık ümitliydi, düzenli yemeğini yiyor ve yapılan tüm tedavileri kabul ediyordu. Sanki tekrar hayata tutunmuştu.
Hastamız tedavisinin 23. gününde yardım ile yürümeye başlamış ve artık taburculuğu planlanıyordu. Taburculuk sonrası sağlıklı bir birey gibi okuluna gidiyor ve her gün bizleri ziyarete geliyordu.
Bu kadar umutsuz, güveni kırılmış, hayata küsmüş olan hastamın hayallerini gerçekleştirdiğini ve hayata daha ümitle bağlandığını görmek beni etkilemişti. Meslek hayatımın en güzel tecrübelerinden biriydi.
Hazırlayan: Hatice Kunt
Kadıköy Acıbadem Hastanesi
2.Kat Sorumlu Hemşiresi
Hazırlama Tarihi: 15.06.2019