Sayı : 131
12 / 2020

KALBE DOKUNMAK



Hiç aklıma gelmemişti… Bu mesleğe başladığım ve meslekte çalıştığım tek ünite olan Kalp Damar Cerrahisi Yoğun Bakım ’da bir gün en sevdiğim, en değer verdiğim, canım babam yatacaktı. Ameliyat olması gerektiğini öğrendiğimizde neye uğradığımızı şaşırmıştık ailece. Anjiyo sonrası hastanede odasında yatarken arkasını dönmüş, hiçbirimizle konuşmuyordu. Yaşadığımız korku, endişe dolu duygular tarif edilemez. Babamla ameliyata girmeden önceki vedamız ve sonrasında dakikaların saatlere dönüştüğü, zamanın geçmek bilmediği o bekleyiş... Evet, babamın ameliyatı bitmiş ve babamız uyanmıştı. Bundan daha güzel bir haber olamazdı. Sıra sevinç gözyaşlarımıza gelmişti annemle birlikte. Babam uyandıktan sonra yoğun bakımda onu görmeme izin vermişlerdi. Yanına gittiğimde benden gözlüğünü istemişti. Oysaki babam gözlük kullanmıyordu. Sadece çok nadir yakın gözlüğü kullanırdı bir şeyler okumak için. Hemşireler sormuştu gözlük kullanıyor musun diye o da kullanıyorum demiş, getirdik gözlüğünü taktı. Çok sevimliydi. Bu anı annemle birlikte hep tebessümle hatırlıyoruz…

Kalbe dokunmak; belki de yaptığımız iş tam da buydu…

14 yıl önce bu mesleğe başladığım Kalp Damar Cerrahisi Yoğun Bakım ’da halen görevime devam etmekteyim ve her gün tanıştığım her hasta ayrı bir hikâye olmakta benim için.

Hastalarımla karşılaştığımda gözlerinde gördüğüm kaygı, endişe, ölüm korkusu, sevdiklerini bir daha görememe duygusu ve daha nice duygular...

Ameliyathaneye transfer edilen hastamı servis hemşiresinden teslim almak üzereyken karşılaştığım; sanki bir daha birbirlerini hiç görmeyecekmişçesine ağlamaklı gözlerle sevdikleriyle vedalaşmalar…

İşte o an tek istediğim ise; ertesi gün bu sahnenin yerini hayata gözlerini yeniden açmış hastamı sevdiklerinin yanına getirdiğimde o keyifli ve mutlu sahnelere tanık olmak oluyor.

Sevgiyle kalın...

Hazırlayan: Mehtap Yıldız

Acıbadem Adana Hastanesi

Kalp Damar Cerrahisi Yoğun Bakım Sorumlu Hemşiresi