Çalışan Sağlığı Nedir?
Dünya Sağlık Örgütü(WHO)’nün yaptığı tanıma göre; Çalışanların fiziki, ruhsal ve sosyal durumlarının en üst düzeye taşınması, sağlıklarına gelebilecek zararların en aza indirilmesi için korunma yöntemlerinin uygulanması, kişinin işine ve işin kişiye uygunluğudur.
2007 yılı verilerine göre her yıl;
• Hayatını kaybeden çalışan sayısı; 1.2 milyon
• İş kazası geçiren kişi sayısı; 250 milyon
• Meslek hastalıkları sonucu zarar gören çalışan sayısı; 160 milyon kişi.
Sağlık sektöründe ki çalışan güvenliği faaliyetlerinde amaç; tüm kurum personelinin (hizmet satın alımı ile çalışanlar dahil) çalışma ortamları ve yaptıkları işlerden dolayı karşılaşabilecekleri tehlikeleri tanımlamak, risk değerlendirmesi yapmak ve koruyucu önlemler almak esasına dayanır.
Sağlık çalışanları zamanın büyük bir bölümünü hastanede çalışarak geçirmektedirler. Hastanelere yeni tıbbi malzemelerin, teknolojilerin, uzmanlık alanlarının, klinik uygulamaların, iş tanımları ve yönetim biçimlerinin dahil olması sağlık çalışanlarının iş yükünü ve beraberinde güvenliğini etkilemektedir. Sağlık çalışanlarının sağlığını etkileyen tehlike ve riskler; biyolojik, fiziksel, ergonomik, kimyasal ve psikososyal olmak üzere gruplandırılmıştır.
2002 yılında Aiken, Clarke ve Sloane’nin yaptığı araştırmaya göre çalışma ortamlarında sağlık ve güvenlik önlemlerinin alınmadığı durumlarda, bu sağlık sorunlarının mesleki hataları daha riskli boyuta taşıdığı görülmüştür. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 1950’li yıllarda, her çalışanın sağlık hizmeti alması gerektiğini, sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışmasının bir insanlık hakkı olduğunu ve bu hakkın yaşama hakkı sınırları içinde bulunduğunu, her ülkenin buna uyması gerektiğini belirtmiştir.
Sağlık Kurumlarında Çalışan Güvenliği Nasıl Sağlanabilir?
Öncelikle çalışan güvenliği ile ilgili aktif rol alan kişilerin belirlenmesi gerekir. Alanda çalışan güvenliğine yönelik yapılacakları belirleyen, buna paralel olarak gerekli takipleri yapan, raporlama ve yaşanabilecek sorunlara çözüm önerileri getirebilen bir ekibin olması gerekir.
- Çalışan Güvenliği Ekibi kurulmalı
- Faaliyetlerin Planlanması yolu ile Çalışan Güvenliği Kültürü oluşturulmalı
- Çalışanlar işe başlarken “İşe Giriş Muayeneleri” yapılmalı
- Çalışanlara ait veriler kayıt altında tutulmalı ve takip edilmeli
- Riskli alanlarda çalışanlara belirli periyotlarda sağlık taramaları yapılmalı
- İş kazalarının takibi için bir sistem olmalı, raporlama yapılmalı
- Gerçekleşen iş kazalarına yönelik koruyucu önleyici tedbirler alınmalı
Sağlık Kurumlarında Çalışanlar Hangi Riskler İle Karşı Karşıya?
- Radyasyon kaynaklı risk unsurları
- Travma
- Tehlikeli atıklar
- Tıbbi atıklar (enfekte ve biyolojik)
- Kanserojen – Sitotoksik ajanlar
- Enfeksiyon bulaşma riski
- Kan yolu ile bulaşan hastalıklar (Yaralanmalar)
- Alerjen maddeler
- Tesis kaynaklı risk unsurları
- Fiziksel şiddet
Çalışma sırasında her bir çalışan, diğerini memnun edilmesi gereken bir iç müşteri gibi görebilirse iş ortamında karşılıklı çalışan memnuniyeti kendiliğinden doğabilecektir. İş yerindeki insan ilişkileri mesleki memnuniyetin oluşmasının ötesinde kişinin mutluluğu ile de direkt ilişkilidir. İş yerinde memnuniyeti belirleyen önemli faktörlerden birisi de iş riski ve iş güvenliği parametreleridir. Dolayısıyla iş güvenliğinin artması ölçüsünde iş memnuniyeti düzeyinin artması da tabidir.
Hazırlayan
Sevi Erdem
Tıbbi Standardizasyon ve Kalite Uzmanı
Acıbadem Sağlık Gurubu
Kaynaklar;
1. Özkan Ö, Emiroğlu O (2006). Hastane Sağlık Çalışanlarına Yönelik İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Hizmetleri, C.Ü. Hemşirelik Yüksek Okulu Dergisi, 10:43-51
2. Enişte K (2007). Çalışan Güvenliği, (Dokümana ulaşmak için tıklayın.) GÜVENLİĞİ, Erişim tarihi: 22.02.2010
3. Demirtas N (2006). Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Memnuniyeti, (Dokümana ulaşmak için tıklayın.), Erişim tarihi: 22.02.2010
4. Kesepara G (2010). Çalışan Güvenliği Planı, Erişim tarihi :22.02.2010