1. Türkiye’nin en yaygın evde doğum yapma oranı %27 ile doğu bölgesinde görülürken, en az Orta Anadolu bölgesinde (%1) görülmektedir.
2. Eski Yunanda kadınlar 13 yaşına geldiklerinde evlendiriliyorlardı ve ancak o andan itibaren yaşıyor kabul ediliyordu, evlendirildikleri tarih doğum tarihi olarak işleniyordu.
3. Dünyada dakikada 249 kişi doğuyor. Bunların 146’sı yaşamaya devam ederken, 103’ü ölü doğum oluyor.
4. Meksika kültüründe kadınların doğum eylemi süresince ağızlarını kapalı tutmaları gerektiği,
nefes almanın uterusun yükselmesine yol açarak ağrı oluşturacağı bu nedenle nefes almamaları gerektiğine inanılmaktadır. Bu inanca bağlı olarak Meksikalı kadınlar yalnızca soluk alıp verirken ağlayabilirler
5. Hindistan'daki yıllık doğum sayısı, Avustralya'nın toplam nüfusundan fazladır.
6. İlk hıristiyanlar, senelerce gördükleri sıkıntı ve zulüm nedeniyle bu dünyanın zalim ve acımasız bir yer olduğuna inanıyorlardı. Bu nedenle de bir insanın dünyaya gelişini kutlamak için bir sebep yoktu. Kutlanacaksa ölüm günü kutlanmalıydı.
7. Evde doğan bebeklerde apgar skoru daha yüksektir.
8. Gebelik döneminde doğum ağrısı ile baş etme konusunda eğitim alan ve sürekli desteklenen kadınlar, travayda ağrı yönetimde daha az analjezi ve anestezi gereksinimi duymaktadırlar.
9. Analjezi ve anestezi almayan kadınların doğum sonrası memnuniyetlerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur.
10. Araştırmalar, doğum ağrısı, kronik ağrılı hastalar, kanser ağrısı, abdominal cerrahi hastalarında, postoperatif ağrının azaltılmasında müziğin etkili olduğunu göstermektedir, sürekli sedatif müziğin şiddetli doğum ağrısını azalttığını belirlenmiştir.
11. Yapılan bir araştırmada kadın başına ortalama çocuk sayısı; 2,46 (2002 tahminleri), 2004 yılı için ise 2,21 olarak bulunmuştur.
12. Omurgalı hayvanlarda algı kodlaması büyük oranda doğum öncesinde tamamlanırken insanlarda doğduktan sonra üç yıl içerisinde gerçekleşiyor.
13. Suda doğum ilk kez 1800’ lü yıllarda Fransa’da gerçekleştirilmiş
14. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2002 yılında belirlediği sezaryen oranı %10-15 iken bu oran Amerika’da %27.3 Hindistan’da %41 Nijerya’da %22.8, Türkiye’de ise %37 dir.
15. Vajinal doğarken, göğüs kafesine oluşan baskı bebeğin akciğerlerindeki sıvının çok büyük kısmının boşalmasına ve nefesini daha rahat almasına neden olur. Sezaryende bu durum söz konusu olmadığından, sezaryenle doğan bebeklerde "yeni doğanın geçici takipnesi" ve "ıslak akciğer" adı verilen solunum sıkıntıları vajinal doğumla doğan bebeklere oranla beş kat daha sık görülür"
Kaynaklar:
1. Phumdoung S, Good M. Music reduces sensation and distress of labor pain. Pain Management Nursing 2003;4:54-61.
4. Taşkın L. Doğum ve kadın sağlığı hemşireliği, Sistem Ofset Matbaacılık, Ankara, 2003; 2301.
5. American college of Nurse-midwives ve The Royal College Of Midwives.Hodnett et al 2007.
6.Sayıner FD, Özerdoğan N, Giray S, Özdemir E, Savcı A.(2009). Kadınların Doğum Şekli Tercihlerini Etkileyen Faktörler, Perinatoloji Dergisi, 17(3):104 – 112
Her yıl düzenlenen "Yılın Başarılı Sağlık Girişimcisi ve Yöneticisi" ödülleri kapsamında "Yılın En Başarılı Hemşirelik Hizmetleri Yöneticisi" ödülünü Acıbadem Maslak Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Neşe Bakoğlu aldı.
ASEGEM (Acıbadem Üniversitesi Sürekli Eğitim ve Gelişim Merkezi) ve Acıbadem Kozyatağı Hastanesi işbirliği ile düzenlenen “I. Onkoloji Hemşireliği Semineri” 4 Haziran 2010’ da gerçekleşti. Kurum içi ve kurum dışı katılımcıların olduğu seminere toplam 81 kişi katılmıştır.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’ nın okunmasının ardından Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Direktörü/Başhekimi Dr. Demet Dinç, Acıbadem Sağlık Grubu Hemşirelik Hizmetleri Direktörü Uzm. Saliha Koç....
"Geleceğe Bakış Projesi" kapsamında bu yıl 5.'sini gerçekleştireceğimiz "Yaz Stajına" yönelik;14–21 Haziran 2010 tarihleri arasında yaz stajyer görüşmeleri gerçekleştirildi. 24 farklı üniversiteden toplam 106 öğrenci ile görüşüldü ve 71 öğrenci yaz stajyeri olarak kabul edildi. Öğrencilerimiz 5 Temmuz tarihinden itibaren stajlarına başlayacaklar ve kliniklerde olacaklardır.
Her saat başı bebeklerin hayata daha da sıkı tutunduğunu düşünüyordum bende anne gibi. Sabaha karşı tansiyonları düştü, kendini daha iyi hissettiğini söyledi. Korkulan olmamıştı. Bir anne pozitif enerjisi ile korkulanın olmasına izin vermemişti
Doğum sırasında bizden yardım istercesine uzanan o el o anki duyguları bugün hala aynı yoğunlukta yaşamama yetti. Doğum başlamıştı önce minicik bir el geldi sonra gövdesi, parmak bebeğimiz doğmuştu ve canlıydı, yaşam mücadelesi onu bekliyordu....