Sağlık Çalışanlarında Teknostres: Nedenleri, Etkileri ve Yönetim Stratejileri

Günümüzde teknoloji; sağlık alanında özellikle tarama ve tanı amacıyla kullanılan görüntüleme yöntemlerinden, tedavi ve bakım süreçlerinde yararlanılan bilgi teknolojilerine; tedavi süreçlerinin izlenmesi ve hasta verilerinin depolanmasına kadar pek çok alanda önemli bir rol oynamaktadır. Sağlık hizmetlerinde teknolojik dönüşüm ve bilgi teknolojilerinin etkin kullanımı, hasta bakım kalitesinin artırılması ve sistemin daha verimli işlemesi açısından kritik öneme sahiptir. Bununla birlikte, başta sağlık sektörü olmak üzere tüm alanlarda vazgeçilmez bir konuma ulaşan teknolojinin hızlı gelişimi ve kullanım alanlarının genişlemesi, birçok olumlu etkinin yanı sıra bazı olumsuz sonuçları da beraberinde getirmektedir (1,2,3).

Teknolojinin tetiklediği bir stres türü olan “Teknostres” kavramı, bu olumsuz etkilerin başında gelmektedir. İlk kez 1984 yılında Amerikalı klinik psikolog Craig Brod tarafından “Yeni bilgisayar teknolojileriyle sağlıklı bir şekilde başa çıkamamanın neden olduğu modern bir uyum hastalığı” olarak tanımlanan teknostres, çalışanın teknolojiyle baş edememesi ya da yeni teknolojilere uyum sağlayamaması sonucunda ortaya çıkan bir sorun olarak da ifade edilmektedir. Bununla birlikte teknostres; teknolojiyi benimsemeye yönelik direnç, teknoloji kullanımına bağlı kaygı ve bilgisayar teknolojileriyle aşırı özdeşleşme gibi farklı biçimlerde kendini gösterebilmektedir (2,4).

Sağlık sektöründe çalışan bireylerin, diğer meslek gruplarına kıyasla daha yüksek düzeyde teknostres yaşadıkları bilinmektedir (5). Sağlık çalışanları; klinik uygulamalar, hasta etkileşimi ve idari süreçler kapsamında giderek artmakta olan dijital teknolojilerle karşı karşıya kalmakta, bu durum ise beraberinde yeni görev ve sorumluluklar getirmektedir. Söz konusu görevler, çoğu zaman çalışanların mesleki eğitimlerinin doğrudan bir parçası olmayan uygulamaları da içermektedir. Sağlık sektörünün temel aktörlerinden biri olan hemşireler ise; sınırlı personel ve yetersiz ekipman gibi zorlu koşullar altında hastalara en iyi bakımı sunmaya çalışan, yüksek düzeyde stresle karşı karşıya kalan bir meslek üyeleridir. Bunun yanı sıra, ekip içi çatışmaları yönetme, hasta ve hasta yakınlarının gereksinimlerini karşılama ve olumsuz duygusal tepkilerle baş etme gibi çok yönlü sorumlulukları da üstlenmektedirler. Bu çok yönlü sorumluluklar ve artan dijital iş yükü, hemşirelerin teknostres düzeylerini daha da artırarak mesleki performans, bakım kalitesi ve hasta güvenliği üzerinde önemli etkiler yaratabilmektedir. Dolayısıyla, sağlık çalışanlarında teknostresin nedenleri ve sonuçlarının anlaşılması, etkili baş etme stratejilerinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. (1,6,7).

Teknostres; bireysel, örgütsel ve çevresel birçok faktörle ilişkili çok boyutlu bir olgudur. Yeni teknolojilerin kullanımına bağlı gelişen psikolojik zorlanmalar; bireyin teknoloji deneyimi, yaşı, algılanan denetim baskısı ve genel çalışma ortamı iklimi gibi değişkenlerle ilişkilendirilmektedir. Uygunsuz çalışma koşulları, güç mücadeleleri ve iş güvencesizliği gibi çevresel ve sosyal faktörler iş yerinde teknostresin ortaya çıkmasına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır (4).

Teknostresin belirtileri; kaygı, izolasyon, teknolojiye karşı olumsuz tutumlar, sinirlilik ve tükenmişlik gibi psikolojik tepkilerin yanı sıra hata yapmada artışı, performans düşüşü ve çeşitli fiziksel rahatsızlıklar şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Nitekim literatürde teknostresin etkilerinin çoğunlukla Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) kullanımına bağlı olarak ele alındığı ve bu etkilerin davranışsal, psikolojik ve fizyolojik olmak üzere üç temel boyutta incelendiği görülmektedir (8,9). Bu kapsamda; davranışsal etkiler arasında düşük performans, hata yapma ve işgören devri; psikolojik etkiler arasında iş doyumunda azalma, tükenmişlik, kaygı ve motivasyon düşüklüğü; fizyolojik etkiler arasında ise baş ağrısı, sırt ağrısı ve kan basıncında artış gibi semptomlar yer almaktadır (10).

Teknostresin gelişiminde rol oynayan etkenlerin yanı sıra, bu olgunun boyutlarının anlaşılması da önem taşımaktadır. Kurumsal düzeyde BİT kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan başlıca stresörler; tekno-aşırı yük (techno-overload), tekno-işgal (techno-invasion), tekno-karmaşıklık (techno-complexity), tekno-güvensizlik (techno-insecurity) ve tekno-belirsizlik (techno-uncertainty) olarak sınıflandırılmaktadır (3).

  • Tekno-Aşırı Yük (Techno-Overload): Teknolojinin yoğun kullanımıyla birlikte aynı anda birden fazla işi yapma ve sürekli bilgi akışını takip etme zorunluluğunu ifade eder. Bu durum çalışanlarda zaman baskısı, kaygı ve yorgunluğa neden olabilir. Ayrıca uzun süreli ve ergonomik olmayan çalışma koşulları fiziksel sağlık sorunlarını da artırabilir (7,10).
  • Tekno-İşgal (Techno-Invasion): Teknoloji sayesinde çalışanların her an ulaşılabilir olması, iş yaşamının özel hayata taşmasına neden olur. Bu durum, bireylerin dinlenme ve sosyal yaşam için yeterli zaman ayıramamasına ve iş-yaşam dengesinin bozulmasına yol açabilir (7,10).
  • Tekno-Karmaşıklık (Techno-Complexity): Yeni teknolojilerin ve uygulamaların karmaşık olması ve sürekli öğrenme gerektirmesi sonucu ortaya çıkan strestir. Bu durum çalışanlarda zorlanma, yetersizlik hissi ve stres oluşturabilir (7,10).
  • Tekno-Güvensizlik (Techno-Insecurity): Teknolojik gelişmelere uyum sağlayamama ya da geride kalma korkusunu ifade eder. Özellikle yeni teknolojilere daha hızlı uyum sağlayan çalışanlar karşısında bireyler kendilerini güvensiz hissedebilir (7,10).
  • Tekno-Belirsizlik (Techno-Uncertainty): Teknolojinin sürekli değişmesi nedeniyle mevcut bilgi ve becerilerin hızla geçerliliğini yitirmesi durumudur. Bu durum çalışanlarda belirsizlik, kaygı ve uyum güçlüğüne neden olabilir (7,10).

Teknostresin olumsuz etkilerini azaltmak ve hemşirelerin iş doyumunu artırmak amacıyla bireysel, örgütsel ve yönetsel düzeyde bütüncül müdahalelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kapsamda sağlık kuruluşlarının, çalışanlara yönelik düzenli eğitim ve destek programları sunması, yönetici desteğini güçlendirmesi ve iş ortamında teknolojinin benimsenmesini kolaylaştıran stratejiler geliştirmesi önemlidir. Nitekim yapılandırılmış eğitim programları, destekleyici liderlik yaklaşımları ve kullanıcı dostu teknolojilerin kullanımı, hemşirelerin dijital yeterliliklerini ve dayanıklılıklarını artırarak teknostresin olumsuz etkilerini azaltabilmektedir (1,11).

Örgütsel düzeyde ise teknik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi kritik bir rol oynamaktadır. Teknik destek birimlerinin kurulması ve etkin kullanımının sağlanması, çalışanların karşılaştıkları teknolojik sorunlara hızlı çözüm bulmalarını kolaylaştırarak iş memnuniyetini artırmakta ve teknostrese bağlı iş gücü kayıplarını azaltmaktadır (6). Bunun yanı sıra erişilebilir ve etkin BİT desteği sağlanması, çalışanların teknolojiye yönelik kaygılarını azaltan önemli bir örgütsel kaynaktır (5).

Teknostres yönetiminde yalnızca teknik altyapı değil, aynı zamanda iş yeri kültürü de belirleyicidir. İyi yapılandırılmış bir e-posta ve dijital iletişim kültürünün oluşturulması, sürekli erişilebilirlik baskısını azaltarak iş-yaşam dengesini destekleyebilmektedir. Ayrıca dijital okuryazarlığın geliştirilmesi, çalışanların teknolojiyi daha etkin ve güvenli kullanmalarına katkı sağlamaktadır (5).

Sonuç olarak, teknostresin hemşirelerin psikososyal sağlığı ve bakım kalitesi üzerindeki olumsuz etkilerini azaltabilmek için çok boyutlu ve sürdürülebilir stratejilerin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda, gelecekte yapılacak çalışmaların teknostresle başa çıkma becerilerini güçlendiren ve mesleki doyumu artıran müdahalelere odaklanması önem taşımaktadır (1).

KAYNAKLAR

  1. Tunçer Ünver, G ve Akyüz Özdemir F. (2024). Hemşirelikte yeni teknoloji kullanımına direnç olarak teknostres: sistematik literatür incelemesi. Hemşirelikte Araştırma Geliştirme Dergisi, 26 (3), 53-65. DOI:10.69487/hemarge.1465614
  2. Çiftçi Kıraç, F ve Uyar, S. (2023). Teknostres, değişim yorgunluğu ve örgütsel bağlılık ilişkisinin incelenmesi. Sağlık Bilimlerinde Değer, 13(3), 473-480. DOI: 10.33361/sabd.1351735.
  3. Bulut, S ve Yılmaz N. (2024). Sağlık çalışanlarının teknostres düzeylerinin belirlenmesine yönelik bir çalışma. SDÜ Sağlık Yönetimi Dergisi, 6(2), 124-142. https://izlik.org/JA85RN33XC
  4. Keshavarz, H., Saeidnia, H.R. and Wang, T. (2025). Navigating technostress: a deep dive into health practitioners’ technological challenges in hospital settings. BMC Health Serv Res, 25, 2-9. DOI: 10.1186/s12913-024-12196-1
  5. Stadin, M., Nordin, M., Fransson, E.I. and Brostrom, A. (2020). Healthcare managers’ experiences of technostress and the actions they take to handle it – a critical incident analysis. BMC Med Inform Decis Mak 20, 2-11 . DOI: 10.1186/s12911-020-01261-4
  6. Kopuz, K., Turgut, M. and Aydın, G. (2025). Technostress among nurses: boon or bane? The moderated mediation model. BMC Nurs, 24, 2-15. DOI: 10.1186/s12912-025-03721-6
  7. Wirth T, Kräft J, Marquardt B, Hart, V. and Mache, S. (2024). Indicators of technostress, their association with burnout and the moderating role of support offers among nurses in German hospitals: a cross-sectional study. BMJ Open,14, 1-12. DOI:10.1136/ bmjopen-2024-085705
  8. Weinert, C., Christian, M., Laumer, S. and Weitzel, T. (2020).Technostress mitigation: an experimental study of social support during a computer freeze. Journal of Business Economics, 90,1199-1249. DOI: 1007/s11573-020-00986-y
  9. Akgün, F. (2019). Öğretim elemanlarının bilgi ve iletişim teknolojilerine yönelik kabulleri ve teknostres algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi. Eğitim Bilimleri Araştırmaları Dergisi, 9(2), 40-66. https://izlik.org/JA73WG99FU
  10. Kopuz, K ve Aydın G. (2020). Sağlık çalışanlarında teknostres: bir özel hastane örneği. Ekonomi, İşletme ve Maliye Araştırmaları Dergisi, 2(3), 249-264. DOI:10.38009/ekimad.780928
  11. El-Sayed, B. K. M., Asal, M. G. R. and El-Sayed, A. A. I. (2026). Navigating quiet quitting among critical care nurses in the digital era: the impact of techno-stress and digital resilience. Nursing in Critical Care, 31(1). DOI: 1111/nicc.70273.

 

Hazırlayan: İzel Altınbilek

Acıbadem Bodrum Hastanesi

Diyabet Eğitim Hemşiresi

2020 - Acıbadem Hemşirelik - Tüm Hakları Saklıdır.